19 Ekim 2010 Salı

Denemeler, Sözde Çeviri ve Çeviri

Bir metnin "sözde" çeviri kabul edilebilmesi için ne gerekir? Yalnızca bir yazar ve orijinal eser adı uydurmak yeterli mi, yoksa çevirildiği iddia edilen dilden belirli izler taşımalı mı?

Bence taşımalı. Tabii burada sözünü ettiğim, kaynak kültüre ait özel isimlerden öte bir şey. Hatta, o kültüre ait öğelerin adlarının çevrilmemesinden veya çevirmen notuyla açıklanmasından öte bir şey. İşte bu noktada aşağıda verilen iki deneme metni aslında çeviri ya da sözde çeviri olabilir mi? Martılara simit atılması nedeniyle ikinci metnin çeviri olamayacağı iddiasında bulunanlar olabilir. Peki, aslında kaynak metinde martılara atılan bir "donut" olamaz mı, mesela? Çevirmen bu şekilde "donut"ı hedef kültüre yaklaştırmayı tercih etmiş olamaz mı?

Aşağıdaki iki deneme metninin çeviri olduğunu kabul etsek, acaba hangi dilden çevrilmiş ve hangi kültüre ait olabilir? Bence muhakkak deniz kıyısında bir ülkeye ait olmalı denizden söz ettiğine göre. Aynı zamanda cümle yapılarına, sıfatların kullanımına dikkat edilmeli. Kültürel öğelere de dikkat edilmeli izi sürülebildiği ölçüde.

Bir de madalyonun öbür yüzü var. Bu metinleri çevirecek olsak ne yapmalıyız. Deniz kıyısında yaşayan ve bireyciliğin geliştiği toplumlara derdimizi anlatmak nispeten çok kolay olacaktır. Fakat bu metni denizle tanışmamış bir kültür için, örneğin Tibet halkı için çevirdiğimizi düşünelim. O zaman doğru çeviri anlayışı ne olabilir? Vapurun yerine, dağlarda çalışan bir telefereğin kullanılması, dalgalanan deniz yerine dağı örten kara bulutların betimlenmesi kesinlikle tercih edilmesi gereken (eşdeğerlilik) bir yöntem midir, tercih edilebilecek (yeterlilik) bir yöntem midir, yoksa kesinlikle başvurulmaması gereken bir yol mudur (çeviri hatası)?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder